Kayseri Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün 13.04.2010 tarihli yazısı ile ekinde sunulan tehlike arz eden yapıların teknik raporu doğrultusunda belirlenen;
Harabe,Ören ve yıkılma tehlikesi bulunan binalar, tehlike arz ettiğinden hafriyatı kaldırılması uygundur yazılı teknik rapora göre tehlike arz eden yapının
yıkılması veya onarılarak yeniden kullanılabilir yapı yapmaları konusunda 20 gün içerisinde belediye Fen İşlerine bilgi vermeniz gerekmektedir. Bu süre içerisinde Fen İşlerine bilgi vermemeniz halinde
tehlike arz eden yapılar yıkılarak yıkım ücretleri sizlerden tahsil edilecektir.
Bilgilerinize sunarız.
KOYUNABDAL BELEDİYESİ TEHKLİKE ARZ EDEN YAPILAR
Sıra No
YENİ MAHALLE
ADI SOYADI
BABA ADI
1
Yusuf AYDEMİR
Musa
2
Yakup AYDEMİR
Hasan
3
Hava YİĞİT
Yusuf
4
Halil ERGÜL
Zeynel Abidin
5
Nimet YILDIZ
Abdullah
6
Abdullah ÖZAL
Mehmet
7
Meryem YILDIZ
Osman
8
Mehmet Ali DELİCE
Ziya
9
Mehmet KOÇER
Bayram
10
Kazım TURGUT
Musa
11
Hazım TURGUT
Musa
12
Zekiye TURGUT
Ali
13
Kemal TURGUT
Mustafa
14
Ali AKBAYIR
Arif
15
Beytullah DEMİR
Ali
16
Tahsin VURAL
Mehmet
CUMHURİYET MAHALLESİ
17
İsmail MUTLU
Musa
18
İbrahim MUTLU
Mehmet
19
Saadettin ATABAŞ
İsmail
20
Dudu ATABAŞ
Ahmet
21
Mehmet ÖZ
Süleyman
22
Firdes ÖZ
Süleyman
23
Kemal AYTEKİN
Ahmet
24
Elife ÇAKIR
Mehmet
25
Mustafa ŞAHİN
Cabbar
26
Musa TORUN
Arif
27
Osman ÖÇAL
Mehmet
28
Ayhan AKBAYIR
Niyazi
29
Mithat TAŞ
Yahya
30
Osman GÜNDÜZ
Ahmet
31
Selahattin AYHAN
Mehmet
32
Abdi TURAN
Ahmet
33
Yüksel ÖZTÜRK
Hüseyin
34
İlhan ELMAS
Ömer
35
Ahmet AYTEKİN
Yahya
36
Durdu ERDOĞAN
Mehmet
YEŞİL MAHALLE /YENİ MAHALLE
37
Şaban ÇAMDAL
Ahmet
38
İsmet PALALI
Mehmet
39
Tevfik ÖZDEMİR
Mehmet
40
Kemal ÖZDEMİR
Ahmet
41
Cemal ARSLAN
42
Bekir EREN
Abdullah
43
Ömer IŞIK
44
Fatma EREN
45
Yeter EREN
46
İbrahim EREN
47
Hatice BARGU
İsmail
48
Ahmet GÜLER
İsmail
49
Bekir KARAÇAM
50
Sami ÖZDEMİR
Nuri
PİRAHMET MAHALLESİ
51
Taner ODA
Mehmet
52
Nimet DURAK
Derviş
53
Kiraz SOYTÜRK
Derviş
54
Sultan SOYTÜRK
Nuri
55
Mahmut SOYTÜRK
Yusuf
56
H.İbrahim ŞAHİN
Murteza
57
İzzet ÇAM
Ali
58
İbrahim YILDIZLI
Mehmet
59
Gülhanım SAĞNAK
İbrahim
60
Faik KAYA
Hacı Ali
61
Ahmet DURNA
Abdullah
62
Durdu Mehmet KAPLAN
Mahmut
63
Sebahat DUMLUPINAR
Hacı
64
Sefer CEPLİ
Mehmet
65
Mehmet DUMLUPINAR
Abdullah
DUYURU
Saygıdeğer Koyunabdal'lı hemşehrilerimiz Mesaj Bilgi Sistemi ile Kasabamızdaki olan düğün cenaze gibi olayları cep telefonunuza Bilgi Mesajı
olarak gelmesini istiyorsanız,email olarak cep telefonunuzu adınızı yazarak bize aşağıdaki adrese yollayabilirisniz.koyunabdal@hotmail.com
Ülkemiz deprem kuşağında yer almaktadır. Bizler de depremle yaşamayı öğrenmeliyiz. 17 Ağustos 1999 Marmara
Depremi ve 12 Kasım 1999 Düzce Depremleri Ülkemiz için miladdır. 1999 Marmara ve Düzce Depremlerinden sonra Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yayınlanan 10 nolu genelge gereği özellikle 1. ve 2.
derece deprem bölgelerinde yer alan yerleşim yerleri için imar planına esas jeolojik-jeoteknik etüt çalışmaları ve parsel bazında zemin etütleri zorunlu kılınmıştır. Bu depremlerde yaşanan bu can ve mal
kayıpları bu çalışmaların önemini daha da artırmaktadır.
Ülkemiz jeolojik özellikleri, topoğrafik yapısı ve iklim özellikleri nedeniyle doğal afetleri sıkça yaşayan ülkelerden birisidir. Doğal afetler neden oldukları can kaybı yanında Türkiye için önemli
ekonomik kayıplar da meydana getirmektedirler. Bu konudaki istatistikler incelendiğinde, doğal afetlerin her yıl gayri safi milli hasılanın %1’i oranında doğrudan ekonomik kayba yol açtığı görülmektedir.
İmar planları; Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğe göre “belde halkının sosyal ve kültürel gereksinimlerini karşılamayı, sağlıklı ve güvenli bir çevre oluşturmayı, yaşam kalitesini artırmayı
hedefleyen ve bu amaçla beldenin ekonomik, sosyal, kültürel, tarihsel, fiziksel özelliklerine ilişkin araştırmalara ve
verilere dayalı olarak hazırlanan, kentsel yerleşme ve gelişme eğilimlerini alternatif çözümler oluşturmak suretiyle belirleyen, arazi kullanımı, koruma, kısıtlama kararları, örgütlenme ve uygulama
ilkelerini içeren pafta, rapor ve notlardan oluşan belgedir” diye tanımlanmaktadır. İmar planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olmak üzere iki aşamadan oluşur.
İmar planlarının başarısını ise diğer planlama kriterlerinin yanında “İmar Planına Esas Jeolojik Jeoteknik Etüt Raporları” belirlemektedir.
Depremler sırasında yapı davranışlarını, deprem özellikleri, yerel zemin koşulları ve yapısal özellikleri kontrol eder.
Kabaca depremin manyitüdü, süresi ve deprem merkezine uzaklık olarak
tanımlanabilecek deprem özelliklerinin yapısal hasarın oluşmasında önemli bir rol oynamasından dolayı, yerleşime uygunluk değerlendirmelerinin, imar planlarının inceleme sahasının olası bir depremden
nasıl etkileneceğinin de belirlenerek yapılması gerekir.
Dolayısıyla İmar Planına Esas olarak hazırlanan raporlarda Depremsellik detaylı bir şekilde incelenmelidir.
Planlamaya ekonomik ve sosyal veriler kadar yön veren bir diğer girdi de doğal çevredir. İlk adımı arazi kullanım planlaması kararlarına yön verecek olan jeolojik ve jeoteknik etütlerin
gerçekleştirilmesidir.
Yerleşim alanlarının tespitine yönelik çalışmalarda, imar planlarına esas jeolojik ve jeoteknik çalışmaların yapılması gerekmektedir.
Bu çalışmada, elde edilen verilerin değerlendirilerek sondajlara ait sondaj yerinin koordinatı, yer altı suyu seviyesi, sondaj derinliği, sondaj boyunca karşılaşılan jeolojik birimlerin kalınlığı ve
tanımları, sondajda farklı derinliklerde elde edilen Standart Penetrasyon Deneyi (SPT) darbe sayısı, sondaj boyunca zemin karotlarından alınan örneklerin indeks özellikleri, zemin sınıfları, elek analizi
deney sonuçları ve örneklerin alındıkları derinlikler ile ilgili bilgilerin, jeofizik ölçümlerin ve araştırma çukurlarının yerlerini gösteren konum, genel jeoloji, eğim,mühendislik jeolojisi ve yerleşime
uygunluk haritalarının büyük ölçekli haritalar şeklinde hazırlanması hedeflenmektedir.
Bina, yol, hava alanı, köprü gibi yapıların inşa edileceği alanlarda, yapıların projelendirilmeside maliyet ve emniyetini etkileyen en önemli faktör yerin jeolojik durumudur. Kaya yada zeminlerin yapı
temeli olmaları durumunda oturma, kabarma, sıvılaşma gibi problemlerle karşılaşılır.
Bu problemler daha çok temeli oluşturan kaya yada zeminlerin litolojik, petrografik ve yapısal özellikleri ile ortamda bulunan yeraltı ve yerüstü suyundan kaynaklanır. Bu sebeple yapıların
projelendirilmesi öncesinde temeli oluşturacak olan kaya yada zeminin jeoteknik özelliklerinin ortaya konulması hem yapı maliyeti hem de yapı emniyeti açısından kaçınılmaz olmaktadır.
Bu sebeple toplam bina maliyetinin %0.2'si kadar bir maliyete sahip jeoteknik zemin etüdlerinin yapılması, meydana gelebilecek doğal felaketlerde hasarın en aza indirilmesi için olmazsa olmaz koşuludur.
Zemin sondaj çalışmalarında her 1.5 metrede standart penatrasyon deneyleri yapılır.
Gerekli yerlerde Veyn, Presiometre deneyleri yapılır.
Kuyu içine Piezometre borusu indirilerek yeraltı suyu derinliği tespit edilir.
İller Bankasınca Koyunabdal(Kayseri) 883 hektar alanın jeoteknik çalışması yapılacak.Belediye sınırları içerisindede 21 adet Jeoteknik sondaj yapılmıştır. Bu alanda yapılacak sondaj yaklaşık metrajımız
324.45 m olup, 210 adet toprak ve kaya numunesi alınmıştır .
Alınan toprak ve kaya numuneleri Ankara’da İller Bankası labaratuvarlarında jeoteknik deneylere tabi tutulacaktır. Jeoloji Yüksek Mühendisi İsmail BOZÖYÜK Koyunabdal (Kayseri) Belediyesinin yaptırdığı
zemin etüd çalışmasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi. “Bankamız belediyenin talepleri doğrultusunda imara açılacak yerlerin zemin etüdlerini yapmaktadır. Aynı bir insanda biyopsi yapar gibi
toprağın yapısını ölçüyoruz. Toprak numunelerini ivedilikle Ankara’ya gönderiyoruz. Bu numuneler Laboratuarda deneylere tabi tutuluyor.
Deprem ve bina insanı öldürmez yaptığımız çarpık yapılaşma ve yaptığımız hatalar bizi öldürür. Bu çalışma bir nevi koruyucu hekimlik gibidir. Afet olmadan bu Jeoteknik zemin çalışmalar zeminden gelecek
riskli bölgelerin de analizini baştan yaparak bu bölgeleri koruma altına almış oluyoruz. Yani çok tedbir gerektiren, ekonomik olmayan yapıları çürük zeminlere yaptırmamış oluyoruz. Yapılan bu çalışmalar
Koyunabdal(Kayseri) gelişmesine daha büyük katkı sağlayacaktır,” dedi.
Başkan İsmail AKAR “yeni yapacağımız jeolojik ve jeoteknik zemin etüdleri sonucunda İmar planı ile Beldemizin belki daha uzun yıllarını planlamış olacağız. İşte bu plana esas olanda jeolojik ve jeoteknik
etüd mutlaka olması gereken bir hizmettir. İnşallah da toprak ve zemin bilgisini öğreneceğiz ve buna göre yapılaşma ve gelişme daha sağlıklı ve güvenli olacaktır.”
Belediye Başkanı İsmail AKAR bugüne kadar hiçbir dönemde yapılmayan bir hizmeti yapıyor.
Beldemizde çalışma alanı, Kuzeyde Çiftlik , Kuzeybatıda Karacaören , Kuzeydoğuda Purağıl , Güneyde Danişment mahallesi ile sınırlanmaktadır.
İlk başta arazide jeolojik ve bunun devamında jeolojik sondaj ile jeofizik çalışmaları yaparak her jeolojik sondajda da yerinde dediğimiz SPT deneyleri yapılıyor. Bu işlemlerde sondajla toprak ve kaya
numunesi alarak laboratuarımızda değişik deneylere tabi tutuyoruz. Aynı bir insanda biyopsi yapar gibi toprağın yapısını ölçüyoruz. Bu çok önemlidir, Çünkü; Bir deprem anında toprak ve zemin değişik
davranışlar sergiliyor. Her zemin bir olmuyor. Zemin davranışları, zeminin kaya, kil veya kumlu olması ve içerdiği su seviyesine göre değişkenlik göstermektedir. Bunu belirlemekte bizim için çok
önemlidir. Koyunabdal (Kayseri) sondajla yaptığımız çalışmalarda topraktan her 1,5 metrede toprak ve kaya numunesi alarak inceliyoruz ve arazide makinemizle otomatik olarak S.P.T. deneyimizi yapıyoruz.
Kuyularımız yaklaşık 15,45 metre derinliğinde olup her kuyudan 10 adet numune alıyoruz. Toprak numunelerini Ankara’ya gönderiyoruz. Bu numuneler Laboratuarda deneylere tabi tutuluyor.
Sonuç olarak bir yer üzerine yapılaşma ve deprem anında zeminin göstereceği mukavemeti öğreniyoruz. Bu çok önemli bir durumdur. Deprem ve bina insanı öldürmez yaptığımız çarpık yapılaşma ve yaptığımız
hatalar bizi öldürür. Bu nedenle Koyunabdal(Kayseri) Beldesi Başkanımızın yaptığı gibi imara yönelik parsel bazında zemin etüdleri çalışması yapılması gerekmektedir. Zeminin sağlamlığına göre
binalarımızı, üst ve altyapılarımızı tesis etmeliyiz.” dedi.
Belediye Başkanı İsmail AKAR “İnsan hayatının çok önemli ve değerli olduğunu, yapılan bu çalışmalarla yaşayan ve Koyunabdal (Kayseri) yaşayacak insanlarımızın rahat ve korkusuzca mesken, işyerleri vb.
gibi alanlarda yaşayabileceklerini, bu bakımdan Beldemiz güvenilir bir yapılaşmaya ulaşacağını” belirtti. İller Bankası çalışanlarına teşekkür etti.
Bu çalışma bir nevi koruyucu hekimlik gibidir. Afet olmadan bu Jeoteknik zemin çalışmalar zeminden gelecek riskli bölgelerin de analizini baştan yaparak bu bölgeleri koruma altına almış oluyoruz. Yani
çok tedbir gerektiren, ekonomik olmayan yapıları çürük zeminlere yaptırmamış oluyoruz. Yapılan bu çalışmalar gelişmesine Koyunabdal (Kayseri) büyük katkı sağlayacaktır,” dedi.